Genel

Farklı mesleklerden kadınlar, darbuka ritminde buluştu

Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN'da öğretmen, avukat, sağlık çalışanı ve ev hanımlarının da bulunduğu kadınlar, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmak amacıyla bir araya gelerek darbuka çalmaya başladı. Enstrümanlarla ritim tutan kadınlar, gerçekleştirdikleri etkinliklerle hem toplumsal projelere katkı sağlıyor hem de günlük hayatın stresinden uzaklaşarak adeta terapi görüyor. Bulvar Ritim Atölyesi Kurucusu Gökhan Barutçu, 'Bu oluşumun çoğunluğunu kadınlarımız oluşturuyor. Amacımız Samsun'un her yerinde sosyal sorumluluk projelerini yerine getirmek. Bu grup eğlenmek, eğlendirmek ve stres atmak için bir arada olmaya çalışıyor' dedi.

Bulvar Ritim Atölyesi bünyesinde bir araya gelen topluluk, temellerini 2018-2019 yıllarında öğretmenlerin katılımıyla attı. İlk kurulduğu dönemde ses çıkaran tüm ritim aletlerini bünyesinde barındıran grup, pandemi dönemiyle birlikte kabuk değiştirerek 2020 yılında tamamen darbuka odaklı bir ritim grubuna dönüştü. Salgın sonrasında ev hanımları ve farklı iş kollarındaki çalışanların stres atmak ve sosyalleşmek için yoğun ilgi gösterdiği topluluk, her yıl katlanarak büyüdü. İlk başlarda 20 kişiyle yola çıkan grup, bugün farklı meslek gruplarından yüzlerce kadının katılımıyla 200 kişilik dev bir kadroya ulaştı. Kolay öğrenilebilir yapısı ve oluşturduğu yüksek enerjiyle ön plana çıkan darbuka ritimleri eşliğinde çeşitli kurum ve kuruluşlarla ortak konserler veren topluluk, özellikle çocuklara ve ihtiyaç duyulan her alana sosyal sorumluluk projeleriyle ulaşmayı hedefliyor. Enstrümanlarla ritim tutan kadınlar, gerçekleştirdikleri etkinliklerle hem toplumsal projelere katkı sağlıyor hem de günlük hayatın stresinden uzaklaşarak adeta terapi görüyor.

'ÖZELLİKLE ÇOCUKLARA VE İHTİYAÇ OLAN HER YERE GİTMEYE ÇALIŞIYORUZ'

İlk kurulduklarında 20 kişiyle başladıklarını belirten Bulvar Ritim Atölyesi Kurucusu Gökhan Barutçu, 'Pandemi sonrası birçok çalışanımız, ev hanımlarımız stresini atmak, sosyalleşmek için bir ortam arıyordu. Bu da bizim için bir çıkış noktası oldu. Birçok arkadaşımız iş çıkışında günlük hayatının stresini atmak için hem darbukaya vurdular hem de birlikte sosyalleştiler. Buna başladığımızda sayımız 20 kişiydi. Şu anda 150-200'e ulaştık. Bu oluşumun çoğunluğunu kadınlarımız oluşturuyor. Bu kadınlarımızın içerisinde öğretmenlerimiz, sağlık çalışanlarımız, avukatlarımız var. Birçok meslekten arkadaşlarımız iş çıkışlarında sadece birkaç saatlerini ayırarak bu topluluğa dahil oluyorlar. Bu oluşum gittikçe büyüyor ve bugünlere geldi. Amacımız Samsun'un her yerinde sosyal sorumluluk projelerini yerine getirmek. Bütün kurum ve kuruluşlarla birlikte konser faaliyetleri veriyoruz. Her yerde olmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar tüm yerlere ulaşmaya çalışıyoruz. Özellikle çocuklara ve ihtiyaç olan her yere gitmeye çalışıyoruz. Bu grup eğlenmek için eğlendirmek için, stres atmak için bir arada olmaya çalışıyor' diye konuştu.

Ritim kulağı olan herkesin darbuka çalabileceğini ifade eden Barutçu, 'Enstrümanımız darbuka. Darbuka bir ritim aleti ama kolaylıkla dahil olunabilecek, biraz ritim kulağınız varsa içerisinde kendimizi de bulabileceğimiz kolay bir ritim aleti. Darbuka, kısa bir zamanda grubun içerisine dahil olup birlikte çaldığımızda, güzel bir enerji ve sinerji oluşturabileceğimiz bir ritim aleti olduğu için de gözde ve ön planda olan bir enstrüman' dedi.

Ritim grubunu tesadüfen gördüğünü ve katıldığını belirten Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Nilay Tural (59), 'Hayatımda kendim için yaptığım en güzel şey diyebilirim. Çok keyif alıyorum. Gelen arkadaşlar da aynı şekilde keyif alıyor. Burası bize terapi gibi geliyor. Keşke daha önce tanısaydım ve bu gruba katılsaydım diye düşünüyorum ama buradan bile yakalamak çok güzel' diye konuştu.

GÖRMEZ: BURASI BEYNİMDEKİ TÜMÖRÜN İYİLEŞMESİNE NEDEN OLDU

Bu topluluğa katılmadan önce ciddi sağlık sorunları yaşadığını ifade eden İşitme Engelliler Tercümanı Yasemin Görmez (47) de, 'Bu kursa başlamadan önce bir beyin operasyonu geçirmiştim. Ciddi sağlık problemlerim vardı. Ama bana çok iyi geldi. Bana özgüvenimi de kazandırdı, motivasyonumu da arttırdı. Burası beynimdeki tümörün de iyileşmesine sebebiyet verdi. 3 yıldır devam ediyorum. Güzel gidiyor. Böyle zor hastalıklarda insanın moralini yüksek tutması gerekiyor. Motivasyon çok önemli. Çok fazla insanla iç içe olmak, o enerjiyi hissetmek, müziği hissetmek önemli. Hayatın ritmini gerçekten müzikle daha çok hissediyorsun. Müziğin ve ritmin şifacı bir yönü var. Herkese tavsiye ederim' dedi.

En zor zamanlarını darbukaya vurarak atlattığını belirten kamu personeli çalışanı Dilara Turgut (38), 'Eylül 2024 yılında ritim atölyesiyle tanıştım. Gökhan hocanın enerjisinden dolayı kursa gelen herkes çok enerji dolu oluyor. Sağlık açısından benim çok zor dönemlerim oldu. Sağlığımın vermiş olduğu sebeple iş yerimde de sıkıntılar olmuştu. O dönemlerde en büyük yorgunlukları bile attığım bir kurs oldu. Sadece enerjimizi değil aynı zamanda enerji dolduğumuz ve en kötü günlerde neşeyle köpürdüğümüz bir yer oldu. En zor zamanlarını atlatan birçok arkadaşım gibi ben de enerjiyle doluyorum ve çok büyük bir mutluluk kaynağı' diye konuştu.

YALÇIN: BURASI BENİM İÇİN NEFES ALDIĞIM ALAN

Ev hanımı Hasret Yayla Yalçın (46) ise 'Burayla tanışalı yaklaşık 1 yıl olacak. Hayatımda kara delikler vardı. Felsefem de o kara deliğin etrafına çiçekler kondurmaktı. Ritim atölyesini duyduğumda da 'neden olmasın' dedim. Hayatımdaki o kara deliğin etrafına bir tane ritim atölyesinden koymak istedim. Orayı kendim için nefes olarak kabul ettim. Burası benim için nefes aldığım bir alan. Gökhan hocayla tanıştım ve mutlu oldum. Doğru adımlar attığımı anladım. İnsanlara tebessüm etmeyi çok seviyorum' ifadelerini kullandı. (DHA)