<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Karadeniz Haber | Karadeniz Haberleri Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://karadenizhaberajansi.com</link>
    <description>Karadeniz Haber Ajansı ve internet Gazetesi olarak, Tüm Dünya Bölgenin illeri ve ilçeleri hakkında son dakika haberleri, asayiş haberleri, güncel haberler seri ilanlar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://karadenizhaberajansi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 19:48:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Amasra'da tarihi 'Direkli Kaya'ya boyayla zarar verdiler]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/amasrada-tarihi-direkli-kayaya-boyayla-zarar-verdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/amasrada-tarihi-direkli-kayaya-boyayla-zarar-verdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayhan ACAR/AMASRA (Bartın), (DHA)- BARTIN'ın Amasra ilçesine ismini veren Kraliçe Amastris'in denize girdiği yer olarak bilinen 'Direkli Kaya'ya sprey boyalarla zarar verildi. Zarar veren kişilerin tespiti için çalışma başlatıldı.</p><p>Amasra'ya ismini veren, Helenistik Dönemde adına para bastırıp yönetimini ilan eden ilk kraliçe olan Pers prensesi Amastris'in denize girdiği yer olarak bilinen 'Direkli Kaya'da, gemi bağlama direğine sprey boyayla kalp ve işaretler yapılarak zarar verildi. Çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını incelemeye alan polis, yazıyı yazanların yakalanması için çalışma başlattı. Tarihi kayaya yazı yazan kişi ya da kişiler hakkında, 'Kültür ve tabiat varlıklarına zarar vermek' suçundan işlem yapılacağı öğrenildi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Bartın</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/amasrada-tarihi-direkli-kayaya-boyayla-zarar-verdiler</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/06/agency/dha/amasrada-tarihi-direkli-kayaya-boyayla-zarar-verdiler.jpg" type="image/jpeg" length="17450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun'da yöreye özgü lezzetler festivalle tanıtıldı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/giresunda-yoreye-ozgu-lezzetler-festivalle-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/giresunda-yoreye-ozgu-lezzetler-festivalle-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN,(DHA)- GİRESUN'da yöreye özgü mutfak kültürünü yaşatmak, yöresel lezzetleri tanıtmak ve gastronomi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla 4'üncü Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali düzenlendi. Renkli görüntülerin yaşandığı etkinlikte, yöresel lezzetler tanıtıldı, şefler eşliğinde yemek gösterileri yapıldı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Giresun Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Giresun Üniversitesi, GİRTAB, DOKA, TÜRES tarafından desteklenen ve Giresun Turizm Tanıtma Platformu'nca düzenlenen 4'üncü Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali, yürüyüşle başladı. Debboy ile Atatürk Meydanı arasındaki festival yürüyüşünün ardından, Atatürk Meydanı'nda başlayan festivalin Giresun'un tanıtımına büyük katkı sağlayacağı ifade edildi. Organize edilen etkinlikte, kentin eşsiz doğasından beslenen ve vejetaryen mutfağıyla ön plana çıkan yöresel lezzetler sergilendi. </p><p>PANCAR ÇORBASINDAN KİRAZ KAVURMASINA LEZZET ŞÖLENİ</p><p>Festivalde; Giresun'un meşhur fındığı, pancar çorbası, pancar dolması, mısır ekmeği, merolcan, turşu kavurması, taflan kavurması, kiraz kavurması, galdirik kızartması, çalı çileği, ısırgan, kabak gibi yöresel lezzetlerin yanı sıra, doğal ürünlerden yapılan reçel ve pekmez türleri ziyaretçilerin damak tadına sunuldu. Etkinlikte şefler eşliğinde yemek gösterileri, yemek yapılışları sunulurken; konusunda uzman misafirlerle söyleşiler yapıldı. Renkli görüntülere sahne olan festival kapsamında ayrıca ünlü şeflerin jüriliğinde pancar ve karalahana ödüllü yemek yarışması da düzenlendi. </p><p>'MUTFAK KÜLTÜRÜNÜ NESİLLER BOYUNCA YAŞATTIK, YAŞATACAĞIZ'</p><p>Giresun Turizm Platformu adına konuşan Ergin Kılıçaslan, 'Giresun mutfağı; toprağa hürmetin, doğaya saygının ve emeğe verilen değerin sofraya yansıyan halidir. Bizim annelerimiz, ninelerimiz ve onların nineleri yüzyıllardır bu topraklarda doğanın sunduğu nimetleri israf etmeden değerlendirmiş; toprağa saygıyı, üretime emeği ve sofraya bereketi nesilden nesile miras bırakmıştır. Giresun mutfağı tam da bu anlayışın ürünüdür. Pancarıyla, galdirikiyle, sakarcadan mendeğe, taflandan kiraz kavurmasına kadar mutfağımızın her lezzeti, bu bereketli coğrafyanın bize sunduğu eşsiz bir armağandır. Bizler; yeşilin bin bir tonuyla, fındığımızın bereketiyle ve mısır ekmeğimizin kokusuyla dünyanın en zengin sofralarından birini kurabilen bir kültürün temsilcileriyiz. Biz aslında bugün dünyanın örnek gösterdiği sürdürülebilir mutfak kültürünü nesiller boyunca yaşattık, yaratacağız' dedi. </p><p>'GİRESUN'UN YEŞİLİ SADECE DOĞASINDA DEĞİL, SOFRASINDA DA SAKLIDIR'</p><p>Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ise festivalin aynı zamanda doğayla iç içe yaşayan bir şehrin, mutfak mirasını tanıtma fırsatı olduğunu söyledi. Başkan Köse, 'Giresun'un sadece doğası değil, mutfağı da yeşildir. Bu toprakların sunduğu doğal ürünlerle hazırlanan yemeklerimiz hem sağlıklı hem de kültürel bir mirastır. Isırgan otundan galdirik kavurmasına, taflan kavurmasından pancar çorbasına, mısır ekmeğinden pancar diblesine, mendek çorbasından diken ucu kavurmasına, çalı çileğine kadar bu toprakların sunduğu her lezzet çok farklıdır. Giresun'un kadim mutfağını geleceğe taşıyan kadınlarımız, genç girişimcilerimiz; yöresel ürünlerimizi tanıtarak, yerel ekonomiye katkı sağlıyor. Bizler Giresun Belediyesi olarak, şehrimizin kültürel ve gastronomik zenginliklerini her platformda tanıtmak için çalışıyoruz. Bizler Giresun Belediyesi olarak, şehrimizin kültürel ve gastronomi zenginliklerini her platformda tanıtmak için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Giresun'un yeşili sadece doğasında değil, sofrasında da saklıdır. Bu yeşil mirası korumak, yaşatmak ve dünyaya tanıtmak hepimizin ortak görevidir' diye konuştu. Festivalin, yarın Eynesil ilçesine bağlı Ören beldesinde düzenlenecek olan 'Çay Hasat Şenliği' ile sona ereceği belirtildi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Giresun</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/giresunda-yoreye-ozgu-lezzetler-festivalle-tanitildi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/06/agency/dha/giresunda-yoreye-ozgu-lezzetler-festivalle-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="94972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Altın kızlar' dayanışması; türkülerle dokunan 'dastar'a horonlu tanıtım/Ek fotoğraflar]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitimek-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitimek-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitimek-fotograflar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/05/agency/dha/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitimek-fotograflar.jpg" type="image/jpeg" length="99282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Altın Kızlar' dayanışması; türkülerle dokunan 'dastar'a horonlu tanıtım]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TONYA(Trabzon), (DHA)- TRABZON'un Tonya ilçesinde Halk Eğitim Merkezi çatısı altında bir araya gelen kadınlar, unutulmaya yüz tutan 'dastar dokuma' el sanatını yaşatıyor. 'Altın Kızlar' adlı folklor ekibi de kuran, peştamaldan bağlama ipine kadar pek çok geleneğe hayat veren kadınlar, horon eşliğinde tanıttıkları kültürel mirası da geleceğe taşıyor. </p><p>Tonya ilçesinde Halk Eğitim Merkezi'nde buluşan kursiyer kadınlar, yöreye özgü unutulmaya yüz tutmuş 'dastar dokuma' el sanatını yeniden canlandırıyor. Haftanın 4 günü merkezde bir araya gelen kadınlar, geleneksel dokuma teknikleriyle kuşak, peştamal, çanta, taşıma ve bağlama ipleri gibi yaklaşık 15 çeşit ürün üreterek hem kültürel mirası yaşatıyor hem de ev ekonomilerine katkı sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde ev, bahçe ve ahır işlerini tamamlayan emekçi kadınlar, günün geri kalanında Halk Eğitim Merkezi'nde tezgah başına geçiyor. Yün ve pamuk iplikler kullanılarak hazırlanan ürünler, Tonya'ya özgü dastar dokuma sanatıyla şekillenirken; dokuma yaparken türküler söyleyen kadınlar kurdukları 'Altın Kızlar' adlı folklor ekibiyle horon oynayarak üretimi sosyal etkinliğe dönüştürüyor. Türkü eşliğinde üretimi eğlenceye dönüştürüp, pek çok geleneğe hayat veren kadınlar, horon eşliğinde tanıttığı kültürel mirası da gelecek nesillere taşımayı hedefliyor. </p><p>'YÖRESEL ÜRÜNLERİMİZİ YAŞATIYORUZ'</p><p>Tonya Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğretici Şengül Karabulut, yaklaşık 15 çeşit yöresel ürün ürettiklerini ifade ederek, 'Tonya'mızın unutulmaya yüz tutmuş ürünlerini canlandırarak yaşatmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimle beraber üretim ve satış yapıyoruz. Dokumaları çeşitli yöntemlerle canlandırıyoruz. Şal, minder yüzü, çanta gibi Tonya'ya özgü her ürünü üretiyoruz. El işçiliğiyle ortaya güzel ürünler çıkarıyoruz. El işi yaparken türkü söyleyip, şenlik haline getiriyoruz. Haftada 4 gün, günde de 5 saat bu çalışmalara devam ediyoruz. Yaklaşık 15 çeşit ürünümüz var. Aramızda 'Altın Kızlar' folklor ekibi de kurduk. Bu arada onu da yürütüyoruz' dedi.</p><p>'ÇALIŞIRKEN TÜRKÜLER SÖYLÜYORUZ'</p><p>Kursiyerlerden Selma Karaca, merkezin etkinliklerinin kendisine iyi geldiğini belirterek, 'Sabah kalkıyoruz, evimizin ve bahçemizin işlerini hallediyoruz. El işlerimizi alıp, büyük bir zevkle koşa koşa Halk Eğitim Merkezi'ne geliyoruz. Merkezimizde bir sürü kursumuz var. Çini boyama, gümüş yapımı, dokuma etkinliği, aşçılık ve el sanatları gibi. Buraya gelen insanlar güzel vakit geçiriyor. Dertlerimizi de konuşuyoruz ve paylaşımlarda bulunuyoruz. Çalışırken türküler söylüyoruz. Hocamıza eşlik ediyoruz. Bizim için güzel bir sosyal aktivite oluyor. Ürünlerin satışıyla da ev ekonomisine katkı sağlıyoruz' diye konuştu.</p><p>'TERAPİ GİBİ GELİYOR'</p><p>Dokuma sanatının terapi gibi geldiğini söyleyen kursiyer Gülbahar Bektaş, 'Buradan geçiyordum, kadınlar eğleniyordu. 'Ben de size katılabilir miyim' dedim. Onlar da 'Tabii ki, gel' dediler. Ben de geldim, vakit geçiriyorum. Arkadaşlar da zaten tanıdıktı. Güzel dokuma da yapıyoruz, horon da oynuyoruz. İyi ki de gelmişim, burası bize terapi gibi oluyor' dedi. Asiye Bektaş da 'Boş zamanlarımı değerlendirmek için Halk Eğitim Merkezi'ne geliyorum. Güzel de bir ortam oluyor bizlere. Kuşak bağları ve bebek taşıma ipleri de yapıyoruz. Bahçemdeki işlerimi bitirip, buraya geliyorum' diye konuştu.</p><p>'STRES ATIP, EĞLENİYORUZ'</p><p>Emine Biber, dokuma yaparak stres attığını ifade ederek, 'Kadınlar olarak Tonya Halk Eğitim Merkezi'ne geliyoruz. Burada stres atıyoruz bize terapi oluyor. Evde işimizi bitirip buraya gelmek istiyoruz. Alışkanlık haline geldi, buraya gelmeden yapamıyorum. Nasıl ki psikoloğa gidersiniz de iyi gelir, biz de psikoloğa gelir gibi geliyoruz. Günümüzü gün ediyoruz. Sabah bağ bahçe içini bitirip eğlenmeye ve çalışmaya geliyoruz' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitim</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/05/agency/dha/altin-kizlar-dayanismasi-turkulerle-dokunan-dastara-horonlu-tanitim.jpg" type="image/jpeg" length="16555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin'de gastronomi rüzgarı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/artvinde-gastronomi-ruzgari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/artvinde-gastronomi-ruzgari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih TÜYSÜZ/ARTVİN, (DHA)- ARTVİN'de, 'Türk Mutfağı Haftası' kapsamında kente özgü yöresel lezzetler ve coğrafi işaretli ürünler tanıtılıp, bölge halkının beğenisine sunuldu.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde her yıl Türkiye'nin 81 ilinde eş zamanlı olarak kutlanan ve Türk mutfağının köklü geçmişiyle yerel değerlerinin uluslararası alanda tanıtılması amaçlanan 'Türk Mutfağı Haftası' kapsamında Artvin Gençlik Merkezi fuaye alanında kente özgü yemekler tanıtıldı. Artvin Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen etkinlikte kurulan stantlarda, Artvin'in coğrafi işaretli ürünleri ile yöresel lezzetleri, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. 'Laz Böreği', 'Hamsili Ekmek', 'Hatila Balı', 'Arhavi Kestane Balı', 'Şavşat Ketesi' ve 'Puçuko' başta olmak üzere kente özgü birçok ürünün tanıtıldığı programda belediyeler, ticaret odaları ve kadın kooperatiflerinin katılımıyla yaklaşık 20 stant yer aldı. Stantlarda ziyaretçilere hem yöresel ürünler tanıtıldı hem de Artvin mutfağının kültürel mirası hakkında bilgiler verildi. Yöresel tatların yanı sıra kültürel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması hedeflenen ve bölge halkının da yoğun ilgi gösterdiği programda, Artvin mutfağının zenginliği ve çeşitliliği ön plana çıktı.</p><p>Halk eğitim merkezinde usta öğretici olarak görev yapan Hatice Can, 'Yöresel ürünlerimizi beğeniye sunduk. Özellikle eskilerimizin vazgeçilmezi olan 'Cadı Sarması' adlı yemeği yaptık, çok beğenildi. 'Cevizli Artvin Böreği'miz gibi birçok lezzetle etkinliğe katkı sunduk' dedi.</p><p>'GASTRONOMİ TURİZMİ'</p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Yunus Emre Aytekin, 'Hanımefendi Emine Erdoğan öncülüğünde kutladığımız 'Türk Mutfağı Haftası' kapsamında biz de ilimizin gastronomi değerlerini tanıtmaya çalışıyoruz. Bu yıl, 'Bir sofrada miras' temasıyla hem 81 ilimizde hem de tüm yurt dışı temsilcilerimizde kutlanan 'Türk Mutfağı Haftası' kapsamında, biz de coğrafi işaretli ürünlerimizle belediyelerimiz, ticaret odalarımızın ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızın destekleriyle geniş katılımlı mutfağımızı tanıtmaya çalışıyoruz. Çünkü artık dünyada turizmin önemli bir kısmını gastronomi turizmi oluşturuyor. Bu yönden de zenginliğimizi herkese gösterip, onları da bu lezzetleri tatmaya bekliyoruz' diye konuştu.</p><p>Programda kente özgü lezzetleri tadan Gönül Çoruhlu, 'Geldik, çok beğendik. Kentimiz ve ilçelerimizin mutfağının bu kadar çeşitli ve zengin olduğunu açıkçası bilmiyorduk. Bu lezzetlere tanık olduk, her şeyi tadamadık ama tattıklarımız çok lezzetliydi. Yapanların eline, emeğine sağlık' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Artvin</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/artvinde-gastronomi-ruzgari</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/05/agency/dha/artvinde-gastronomi-ruzgari.jpg" type="image/jpeg" length="96569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tiyatro Treni, ilk durağı Karabük'te çocuklarla buluştu]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/tiyatro-treni-ilk-duragi-karabukte-cocuklarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/tiyatro-treni-ilk-duragi-karabukte-cocuklarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Murat ÖZELCİ/KARABÜK, (DHA)- DEVLET Tiyatroları Vagon Sahnesi Projesi kapsamında 4 Mayıs'ta Ankara'dan yola çıkan 'Tiyatro Treni' Karabük'e geldi. 'Masal Treni' isimli oyun, çocuklar için ücretsiz sergilendi.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliğinde yürütülen 'Devlet Tiyatroları Vagon Sahnesi Projesi' kapsamında hayata geçirilen Tiyatro Treni 4 Mayıs'ta Ankara'dan yola çıktı. Çocuklara ve yetişkinlere yönelik oyun sergilenen trenin ilk durağı Karabük oldu. 'Masal Treni' oyunu Karabük Garı'nda çocuklar için ücretsiz sergilendi. Çocuklar, tiyatro gösterisine yoğun ilgi gösterdi. </p><p>Proje kapsamında 4-19 Mayıs 2026 tarihleri arasında 13 farklı gar ve istasyonda toplam 25 tiyatro oyunu sahnelenecek. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Karabük</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/tiyatro-treni-ilk-duragi-karabukte-cocuklarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/05/agency/dha/tiyatro-treni-ilk-duragi-karabukte-cocuklarla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="85506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filozof Teoman Duralı Müzesi projesi için inceleme yapıldı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/filozof-teoman-durali-muzesi-projesi-icin-inceleme-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/filozof-teoman-durali-muzesi-projesi-icin-inceleme-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ali Sencer ARSLAN / ZONGULDAK (DHA) -FİLOZOF Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı'nın çocukluğunu geçirdiği evi ziyaret ederek 'Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi' kapsamında incelemelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, 'Burada BEUN olarak Teoman Duralı adına 'Felsefe-Bilim Evi ve Müzesi' yapmayı düşünüyoruz. İnşallah gerekli düzenlemeleri yapıp Sayın Teoman Duralı'ya yakışır bir yer oluşturmayı umuyoruz. Bütün insanların, felsefecilerin ve Türk halkının ziyaret edebileceği bir müze haline getireceğiz.' dedi.</p><p> 'Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi' kapsamında evin restorasyon ve dönüşüm çalışmaları için hazırlıklar başladı. Bu kapsamda Rektör İsmail Hakkı Özölçer evi ziyaret etti. Ziyarette Rektör Özölçer'e Çatalağzı Belediye Başkanı Yavuz Palabaş da eşlik etti.</p><p>'DURALI'YA YAKIŞIR BİR YER UMUYORUZ'</p><p>İncelemelerin ardından açıklama yapan Rektör Özölçer, 'Şu anda dünyaca ünlü filozofumuz Sayın Teoman Duralı'nın büyüdüğü, yetiştiği evdeyiz. Sayın filozofumuz, değerli bilim insanımız, çocukluk yıllarını; ilerisi için kendi fikir dünyasını oluşturacak pek çok şeyi burada yaşadı, burada geliştirdi. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bu ev bize tahsis edildi. Biz de burada BEUN olarak Teoman Duralı adına 'Felsefe-Bilim Evi ve Müzesi' yapmayı düşünüyoruz. İnşallah gerekli düzenlemeleri yapıp Sayın Teoman Duralı'ya yakışır bir yer oluşturmayı umuyoruz. Bütün insanların, felsefecilerin ve Türk halkının ziyaret edebileceği bir müze haline getireceğiz. Bahçesinde koştuğu, fikir dünyasının temellerini attığı, pek çok şeyi yaşadığı bir yer olması açısından çok önemli. Büyük bir filozof; unutulmaması gereken, gençler tarafından örnek alınması gereken bir isim. Onun unutulmaması ve fikirlerinin geliştirilmesi için elimizden geleni yapacağız. Bu arada ikinci bir güzel haber de Teoman Duralı adına bir uygulama ve araştırma merkezimizin YÖK'ten kabul edilmesi oldu. İnşallah ikisi birlikte hem ülkemiz hem de üniversitemiz için gurur verici olacak' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Zonguldak</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/filozof-teoman-durali-muzesi-projesi-icin-inceleme-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/04/agency/dha/filozof-teoman-durali-muzesi-projesi-icin-inceleme-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="76201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haber için gittiği köyde dinlediği hayat hikayesini romanlaştırdı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Can PEÇE/RİZE, (DHA)- RİZELİ gazeteci Aytekin Kalender, haber yapmak için gittiği köyde dinlediği, kendisini derinden etkileyen gerçek hayat hikayesini, 2 yıl süren çalışmanın ardından 'Yeşil Gri' adıyla romanlaştırdı.</p><p>Doğu Karadeniz'de çektiği doğa fotoğrafları ilgi gören gazeteci yazar Aytekin Kalender, 2022 yılında haber takibi için gittiği bir köyde yanına gelen kişinin anlattıklarından yola çıkarak, roman yazdı. 1990'lı yıllarda Rize'de başlayıp Almanya'nın Frankfurt kentine uzanan aşk, hasret ve kaçış dolu gerçek bir hayat hikayesinin anlatıldığı 'Yeşil Gri' adlı roman, Rize Günleri etkinliğinde kitapseverlerin beğenisine sunuldu. Kalender'in ilk kitabı, okuyucuların ilgi odağı oldu. </p><p>'HABER DEĞİL, ROMAN OLACAK BİR HİKAYEYDİ'</p><p>Kitabın ortaya çıkış serüvenini anlatan Aytekin Kalender, 'Bir gün bir köye gitmiştik bir haber çalışması için. Orada bir vatandaş yanıma geldi ve 'Benim hayatımı haber yapar mısın?' dedi. Ben de kendisine ne yaşadığını sordum ve kendi hikayesini anlatmasını istedim. Anlatmaya başladı ve benim tüylerim diken diken oldu. O kadar etkilendim ki bu bir haber konusu değildi, bu adeta bir roman, bir kitap olacak seviyede bir hikayeydi. 2 yıllık çalışma sonrasında bu konuyu kitaplaştırdım. Kitapta gerçek bir hikaye var. Kitap, Rize'de başlayan ardından Frankfurt'a ulaşan bir yolculuğun aslında kaleme alınması diyebiliriz. İçerisinde kaçış var, içerisinde bir aşk var, içerisinde bir hasret var ve büyük bir sır var. Ve bu sır perdesi 10 yıl sonra aralanıyor' dedi.</p><p>YEŞİL RİZE'Yİ, GRİ FRANKFURT'U TEMSİL EDİYOR</p><p>Kitabın içeriği ve isminin taşıdığı anlama değinen Kalender, 'Coğrafyamız yemyeşil, her taraf Rize'nin coğrafyası. Karadeniz'in coğrafyası; ağaçlarla, yeşilliklerle, yeşilin her tonuyla kaplı. Coğrafyamız hakikaten ender bulunan güzelliklerden birisi, Türkiye'nin de hakikaten özel bir yeri. Rize'de geçtiği için yeşil ismini verdik, yeşil. Ve gri tarafı da Frankfurt. Frankfurt'ta yaşanan günler hakikaten gri bulutların altında yaşandı. Oradaki gri apartmanların arasında yaşanan bir dedektiflik gibi aramalar, orada yaşanan sıkıntıları anlatan gri olarak da Frankfurt'u, yeşil ve gri arasındaki geçişi bu kitabın hikayesi saklı. O günleri, o zorlu günleri, o bağlılığı, hasreti, o koşturmayı insanlarımız bu dizelerde, buradaki yazılarda, bu kitabın sayfalarında görecekler' ifadelerini kullandı. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Rize</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/04/agency/dha/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi.jpg" type="image/jpeg" length="35870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'ta 950 yıllık Selçuklu motifleri, çini ve seramikte yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/tokatta-950-yillik-selcuklu-motifleri-cini-ve-seramikte-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/tokatta-950-yillik-selcuklu-motifleri-cini-ve-seramikte-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Erkan İÇEN/TOKAT, (DHA)- TOKAT'ta Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Zeynep Hilal Karasu, kentteki kazılarda ortaya çıkarılan Selçuklu motiflerini çini ve seramiklere işliyor. Zeynep Hilal Karasu, 'Amacım, bu sanatı gelecek nesillere aktarmak ve Osmanlı dönemindeki o eski ihtişamlı günlerine yeniden ulaştırmak. Burada bin yıllık tarihi adeta yeniden canlandırıyoruz. Özellikle kazılarda bulunan ve Tokat'ta uzun yıllardır çalışılmayan seramik eserleri yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz' dedi.</p><p>Tokat'ta 3 yıldır seramik ve çini üretimi yapan Zeynep Hilal Karasu, kendi atölyesinde ürettiği eserlerde, kentteki arkeolojik kazılarda bulunan Selçuklu motiflerini işlemeye başladı. Şehrin çini, seramik ve çömlek mirasını yeniden ortaya çıkartmayı amaçlayan Karasu, bu kapsamda Tokat'a özgü motiflerden oluşan bir koleksiyon hazırlıyor. Kapadokya'da aldığı eğitimin ardından 3 yıl önce Tokat'ta kendi atölyesini açan Karasu, kentte Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı ünvanını alan ilk kişi olduğunu belirtti. 2025 yılında Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenen Expo fuarında Türkiye'yi temsil ettiğini ifade eden Karasu'nun amacı bu sanatı gelecek nesillere aktarmak.</p><p>Tokat'ın köklü çini ve seramik geleneğini yeniden canlandırmayı hedeflediğini belirten Zeynep Hilal Karasu, '950 yıllık Selçuklu motiflerini tekrar canlandırdık. Tokat'ta bugün hala gün yüzüne çıkarılması beklenen çok sayıda sanat eseri var. Eğitimimi Kapadokya'da aldıktan sonra 3 yıl önce kendi atölyemi Tokat'ta açtım. Bu atölyeyi açmamdaki amacım, şehrin gizli kalmış çini, seramik ve çömlek mirasını yeniden ortaya çıkarmaktı. Kültür Bakanlığı sanatçısıyım ve Tokat'ta bu ünvanı alan ilk ve tek kişi olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Amacım, bu sanatı gelecek nesillere aktarmak ve Osmanlı dönemindeki o eski ihtişamlı günlerine yeniden ulaştırmak. Burada bin yıllık tarihi adeta yeniden canlandırıyoruz. Özellikle kazılarda bulunan ve Tokat'ta uzun yıllardır çalışılmayan seramik eserleri yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz. Tokat'a özel bir çini koleksiyonu da hazırlıyoruz' diye konuştu.</p><p>'HEDEF TÜRK SERAMİĞİNİ YENİDEN YÜKSELTMEK'</p><p>Çalışmalarını yurt dışına da taşıdığını ifade eden Karasu, '2025 yılında Japonya'da düzenlenen Expo fuarında Türkiye'yi temsil ettim. 171 ülkeden 20 milyondan fazla insanın katıldığı bu organizasyonda Tokat'ın ve ülkemizin kültürel mirasını tanıtma fırsatı bulduk. Japonya'dan çok olumlu geri dönüşler aldık. 2027 yılında Küba'da düzenlenecek kadın seramikçiler festivaline davet edildim. Bu etkinlikte de şehrimizi ve ülkemizi temsil etmeye devam edeceğim. En büyük hedefim, yetiştirdiğimiz ustalarla birlikte bu sanatı yeniden canlandırmak ve dünyada hak ettiği yere taşımak' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Tokat</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/tokatta-950-yillik-selcuklu-motifleri-cini-ve-seramikte-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/04/agency/dha/tokatta-950-yillik-selcuklu-motifleri-cini-ve-seramikte-yasatiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="17630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon'da uluslararası mizahi yapıtlar sergisi açıldı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/trabzonda-uluslararasi-mizahi-yapitlar-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/trabzonda-uluslararasi-mizahi-yapitlar-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR/TRABZON, (DHA)- TRABZON' da, Mizah Sanatı Derneğince bu yıl 12'ncisi düzenlenen Uluslararası Görsel Mizahi Yapıtlar Sergisi'nin açılışı gerçekleştirildi. </p><p>Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılan sergide Türkiye'nin yanı sıra İngiltere, Fransa, Bulgaristan, İran ve Azerbaycan'dan sanatçıların eserleri yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce desteklenen sergide, 35 ülkeden 126 eser yer aldı. Sanatseverlerin ve protokolün yoğun bir ilgi gösterdiği Uluslararası Görsel Mizahi Yapıtlar Sergisi'ne; Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Mizah Sanatı Derneği Başkanı Adnan Taç ve pek çok sanatsever katıldı. Sergi 19 Nisan Pazar gününe kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p><p>Serginin açılışında konuşan Mizah Sanatı Derneği Başkanı Adnan Taç, 'Mizah Sanatı Derneğinin geleneksel hale getirdiği ve bugün açılışında bir arada olduğumuz 12'nci Görsel Mizahi Yapıtlar Sergimizin açılışında birlikteyiz. Değerli katılımcılar mizah nedir? Diye bir soru sorsak biliyorum ki hepinizin aklında bir fikir vardır. Biz buna en kısa yolla cevabı şöyle veriyoruz. İzahı olmayan işlerin anlatım şeklidir diyoruz. Yani izahı olmayanın mizahı olur diyoruz. Bizlerde bu sergilerde bunu yapıyoruz. Dünyada izahı olmayan işlerin mizahını yaparak, çizginin güldüren, düşündüren sivri diliyle. Bir fotoğraf makinesinin objektifine düşen enstantanelerin deklanşör sesiyle ya da bir kesitin yakalandığı, durdurulduğu, dondurulduğu bir heykelin cansız bedeninde yaşatıyoruz' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/trabzonda-uluslararasi-mizahi-yapitlar-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/04/agency/dha/trabzonda-uluslararasi-mizahi-yapitlar-sergisi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="62219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı'nın tanıtımı yapıldı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/uluslararasi-kackar-turizm-fuarinin-tanitimi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/uluslararasi-kackar-turizm-fuarinin-tanitimi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Can PEÇE/RİZE, (DHA)- RİZE'de 17-18 Nisan'da düzenlenecek olan Rize ile Artvin'in ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı'nın basın lansmanı gerçekleştirildi. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, 'Devir artık odaklı turizm ve marka oluşturma devri. Kaçkar Dağları, derelerimiz ve bu eşsiz mekanlar binlerce yıldır burada duruyor. Ancak öyle bir zaman geliyor ki elinizdeki bu değerleri farklılaştırarak sunmanız gerekiyor. Bugün bu adımı atmamızı sağlayan en önemli unsur Rize-Artvin Havalimanı'dır' dedi.</p><p>Rize Valiliği ile Artvin Valiliği koordinasyonunda 17-18 Nisan tarihlerinde Rize'de gerçekleştirilmesi planlanan Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı için lansman gerçekleştirildi. Kentte bir otelde yapılan tanıtım toplantısına, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, sektör temsilcileri ile çok sayıda gazeteci katıldı. </p><p>Toplantının açılışında açıklamalarda bulunan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, 'Çok güzel bir organizasyonun başlangıcında yine bir aradayız. Biz burada sıradan bir turizm faaliyeti gerçekleştirmiyoruz. Logomuzun yanında silüet halinde bir '1' rakamı yer alıyor. Bu rakam; ikiye, üçe, beşe, ona ulaştığında, bugün attığımız bu ilk adımın ne kadar büyük bir önem taşıdığını hep birlikte göreceğiz. İşte bu '1', gelecekteki o büyük beşlerin, onların, on beşlerin kıymetli ilk adımıdır. Çünkü devir artık odaklı turizm ve marka oluşturma devri. Kaçkar Dağları, derelerimiz ve bu eşsiz mekanlar binlerce yıldır burada duruyor. Ancak öyle bir zaman geliyor ki elinizdeki bu değerleri farklılaştırarak sunmanız gerekiyor. Bugün bu adımı atmamızı sağlayan en önemli unsur Rize-Artvin Havalimanı'dır. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bu havalimanının bölgemize kazandırılmasında emeği geçen herkese; iki şehrimiz adına, tüm sektörler adına ve bilhassa turizmciler olarak teşekkür etmemiz gerekiyor' dedi. </p><p>'EN BÜYÜK DAYANAĞIMIZ RİZE-ARTVİN HAVALİMANIDIR'</p><p>Uluslararası bir organizasyonu gerçekleştireceklerini söyleyen Vali Baydaş, 'Bugün bu adımı atabiliyor ve bu fuarı gerçekleştirebiliyorsak, Kaçkar Dağları'ndan sonraki en büyük dayanağımız Rize-Artvin Havalimanı'dır. Bu havalimanı sayesinde artık turizm odaklı faaliyetleri çok daha rahat konuşabiliyor, her geçen gün büyüyerek geliştiklerini görebiliyoruz. Ortak bir havalimanımız var. Sırtımızı yasladığımız Kaçkar Dağları gibi ortak bir dağımız, sularını aynı zirvelerden alan ortak derelerimiz var. Yeşilimiz, yağmurumuz, mavimiz ortak. Dolayısıyla bu iki şehrin ortak bir turizm stratejisi ve bakış açısı geliştirmesi şarttır. Arada böyle güçlü bir komşuluk ve kardeşlik varken, bu turizm fuarını da iki şehir olarak kesinlikle ortak yapmalıyız dedik. Değerli dernek başkanımızın da az önce ifade ettiği gibi; yüzlerce standın yer alacağı, birebir görüşmelerin ve anlaşmaların yapılacağı, tur organizasyonlarının belirleneceği nitelikli ve sonuç odaklı, uluslararası bir fuar organizasyonu gerçekleştirmiş olacağız' diye konuştu.</p><p>'TURİZMDE TANITIM KADAR ERİŞEBİLİRLİK DE KRİTİK UNSURDUR'</p><p>Rize- Artvin Havalimanı'nın bölgeye önemli bir avantaj sağladığını dile getiren Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, 'Bu etkinlik bölgemizin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginliğin daha güçlü biçimde anlatılması, turizmde ortak vizyonumuzun ortaya konulması ve geleceğe dönük hedeflerimizin paylaşılması bakımından son derece kıymetli bir buluşmadır. Göğe komşu toprakların şehri Artvin ve çayın anavatanı Rize aynı coğrafyanın ve aynı tabiat zenginliğinin iki güçlü merkezidir. Çamlıhemşin'den Altıparmaklara uzanan Kaçkar Dağları, yaylaları, vadileri ve doğa turizmi imkanlarıyla bölgemizin ortak turizm gücünün ana omurgasıdır. Doğu Karadeniz'in bu iki güzide ilinin ortak hareket etmesi bölgemizin tamamına artı değer katacağı ve Artvin ile Rize'nin ortak değerlerini ulusal ve uluslararası düzeyde çok daha görünür kılacağı inancındayız. Elbette turizmde tanıtım kadar erişilebilirlik de kritik bir unsurdur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hayata geçirilen Rize Artvin Havalimanı bölgeye önemli bir avantaj sağlamaktadır. Ziyaretçiler kısa sürede doğa ve turizm imkanlarına ulaşabilmekte; bu durum Artvin ve Rize'nin cazibesini ve görünürlüğünü arttırmaktadır. Bu vesileyle Kaçkar Turizm Fuarı'nın bölgemize, ülkemize ve turizm sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>'ÖNEMLİ OLAN KENDİ GÜZELLİĞİNİZİ NE KADAR ANLATMANIZ'</p><p>Rize ve Artvin coğrafyasının dünyaya tanıtılmasını çok önemli olduğunu söyleyen Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, 'İnsanların bir yerden bir yere hareket etmesi ve para harcaması, kişi başına düşen gelirlerin ülke nezdinde yükselmesi hem iç turizm potansiyelini hem de uluslararası anlamda turizm potansiyelini arttıran bir gerçek. Aslında dünyanın her tarafında çok güzel yerler var. Biz kendi coğrafyamızı ne kadar beğeniyorsak da dünyanın her tarafında çok güzel yerler var. Önemli olan siz kendi güzelinizi ne kadar anlatabiliyor ne kadar dünyaya, yaşayan 8,5 milyar insana ne kadar duyurabiliyorsunuz, gösterebiliyorsunuz meselesi. Bizim bu enfes Artvin ve Rize coğrafyasını da bizim dünya kamuoyuna sunmamız, anlatmamız çok değerli' diye konuştu.</p><p>'KAÇKARLAR ULUSLARARASI MARKAYA GÜÇLÜ ADAY'</p><p>DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, 'Destinasyon yönetimi dediğimiz; bir varış noktası, bir hedef. Aslında bir ideal, bir ülkü. Yani bu ülküyü hep burada, hep birlikte buradaki çok kıymetli paydaşlarla beraber aslında ilmek ilmek inşa ediyoruz. Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı da aslında artık Kaçkarların uluslararası bir dağ destinasyonu olarak İtalya'nın Dolomitleri gibi, Alpler gibi, Kanada'nın Banff'ı gibi bir artık uluslararası marka destinasyon olma noktasında namzet olduğunu, aday olduğunu, güçlü bir aday olduğunu simgeleyen, mühürleyen bir etkinlik olacak inşallah. Birleşmiş Milletler Dağ Destinasyonları veya Dağ Ortaklığı (Mountain Partnership) var. Buraya üyelikle alakalı bir süreç başlatacağız inşallah. Yine Green Destinations'a, yine GSTC'nin birtakım kriterlerine uygun olarak bölgeyi konumlandırmaya gayret edeceğiz' dedi.</p><p>'BU BİR İŞ VE GÜÇ BİRLİĞİ PROJESİDİR'</p><p>Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı ise 'Bu bir iş ve güç birliği projesidir. 5 Yıllık bir emeğin aslında bir mihenk taşı. Bundan önceki iki sene Orta Doğu Zirvesi yaparak aslında biz bu fuarın altyapısını oluşturduk. Bu Ortadoğu Zirvesi'nde pazar odaklı, ülke odaklı bir çalışma yapıyorduk. Ama şu anda Discover Kaçkar vizyonuyla beraber etkinlik odaklı pazarlama stratejisine geçtik. Birçok etkinliğimizi dünyadaki bütün misafirlerimize sunmaya çalışıyoruz. Böylece ülkelerdeki savaş veya coğrafi koşullardaki sıkıntıları bertaraf etmeye çalışıyoruz bu anlamda. Cuma ve cumartesi günü hep beraber bu iş birliği, güç birliği projemizde bir arada olacağız' diye konuştu. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Rize</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/uluslararasi-kackar-turizm-fuarinin-tanitimi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/04/agency/dha/uluslararasi-kackar-turizm-fuarinin-tanitimi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="24193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Ziya Gökalp'ın fikirleri, gençlerimiz için pusula olabilir]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/bakan-ersoy-ziya-gokalpin-fikirleri-genclerimiz-icin-pusula-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/bakan-ersoy-ziya-gokalpin-fikirleri-genclerimiz-icin-pusula-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Ziya Gökalp'ın fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir' dedi. </p><p>Ziya Gökalp'in doğumunun 150'nci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler, Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nde başladı. Bu kapsamda gerçekleştirilen 'Ziya Gökalp ve Türk Kimliği Bilgi Şöleni' programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ile Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz katıldı. Bakan Ersoy, 2026 yılının 'Ziya Gökalp Anma Yılı' olarak ilan edilmesinin çok önemli bir karar olduğunu ve bu kararın Türk dünyasının ortak aklının, ortak hafızasının ve ortak geleceğe dair iradesinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. </p><p>'KÜLTÜREL BÜTÜNLEŞME İDEALİNİN FİKİR BABASI'</p><p>Bakan Ersoy, Ziya Gökalp'in Türk birliği idealini yalnızca siyasi bir hedef olarak değil; kültürel ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken köklü bir medeniyet tasavvuru olarak ele alan öncü bir mütefekkir olduğunu söyledi. Ersoy, 'Onun kültür ve medeniyet ayrımı, bugün Türk devletlerinin kendi öz kimliğini koruyarak modern dünyada güçlü bir şekilde var olma arayışına yön veren temel bir rehber niteliğindedir. TÜRKSOY ise bu vizyonun kurumsal hayattaki en somut yansımasıdır. Kültürel bütünleşme hedefi; Gökalp'ın bir asır önce işaret ettiği istikametin bugün hayata geçirilmiş halidir. İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' ülküsüyle şekillenen bu anlayış, Gökalp'ın ortaya koyduğu sosyolojik temeller üzerinde yükselerek Türk dünyasının ortak geleceğine yön vermektedir. Bu çerçevede Ziya Gökalp; yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır. Kendi kültürüne dayanarak evrenselleşmek; işte bu yaklaşım, bugün TÜRKSOY'un temsil ettiği kültürel bütünleşme vizyonunun da temelini oluşturmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>'KÜLTÜREL DİPLOMASİ HAMLESİ'</p><p>Yapılan etkinlikler silsilesinin; Türkiye'den Türkistan coğrafyasına, Balkanlar'dan Batı dünyasına uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğunu belirten Ersoy, 'Üniversitelerimizde düzenlenecek bilgi şölenleri, sanat kurumlarımızın katkılarıyla hayat bulacak eserler, uluslararası paneller ve sergiler; Gökalp'ın fikirlerini yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyacaktır. Selanik'ten Malta'ya, Bakü'den Ankara'ya uzanan bu çok katmanlı program, aynı zamanda bir kültürel diplomasi hamlesidir. Bu anma yılının en önemli hedeflerinden biri de genç kuşaklardır. Ziya Gökalp'ın fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir' diye konuştu. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Amasya</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/bakan-ersoy-ziya-gokalpin-fikirleri-genclerimiz-icin-pusula-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-ersoy-ziya-gokalpin-fikirleri-genclerimiz-icin-pusula-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="28309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endemik bitkiler takı ve kumaşa, duygular maniye dökülüyor/Ek fotoğraflar]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyorek-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyorek-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyorek-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/02/agency/dha/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyorek-fotograflar.jpg" type="image/jpeg" length="82866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endemik bitkiler takı ve kumaşa, duygular maniye dökülüyor]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR-Efnan DEMİREREN/TRABZON, (DHA)- TRABZON'da Mehmet Cengiz Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi'nde kadınlar, el sanatları üretim sürecini kültürel bir ritüele dönüştürüyor. Mavi yıldız, kirpikli zambak, zifin ve vargit çiçeği gibi endemik bitkileri, kumaş, takı ve kıyafetlere işleyen kadınlar, bitkilerin özelliklerine göre atma türkü ve maniler hazırlayarak geleneksel kültürü yaşatıyor.</p><p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Mehmet Cengiz Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi'nde kadınlar hem meslek öğreniyor hem de kültürel mirası üretimle buluşturuyor. Merkezde kurulan 5 farklı atölyelerde kadınlar; hasır-kazaziye takı tasarımı, geleneksel el sanatları, yöresel bez dokuma, moda tasarımı, kadın giysi hazırlama, kağıt rölyef, tezhip ve ahşap boyama alanlarında eğitim alıyor. Üretim sürecinde kadınlar, Trabzon'a özgü endemik bitkilerden esinlenerek ürünler de tasarlıyor. Mavi yıldız, vargit çiçeği, kirpikli zambak ve zifin çiçeği gibi endemik bitkiler, kumaş ve kıyafetlere işlenip, bitkilerin özelliklerine göre atma türkü ve maniler hazırlanıyor. Atölyelerde üretim sırasında doğaçlama söylenen türküler, Karadeniz kültürünün yaşatılmasını sağlarken, kadınlar arasındaki sosyal dayanışmayı da güçlendiriyor. Turab-ı Zen' markası altında patentli olarak üretilen tasarımlar, gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.</p><p>'KADIN GİRİŞİMCİLER AĞINI OLUŞTURDUK'</p><p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, merkezdeki çalışmalara ilişkin, 'Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere kadın girişimciler ağını oluşturduk. Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi'nde oluşturmuş olduğumuz 5 atölyemiz var. Doğal kumaşlarımız, geleneksel el tezgahlarında dokunuyor ve belirlenen temalar kapsamında kıyafetlere dönüştürülüyor. Her kıyafete eş değer olarak takısından, basit nakış iğnelerinden, broşuna kadar her türlü süsleme sanatları yapılıyor ve turizmdeki hediyelik eşya sektörüne kazandırılıyor. Merkezdeki üretim atölyelerimizde çalışan 18 kadın ve 6 desinatör var. Haftalık 520 kadında meslek eğitimi almak için de kurslara geliyor. 96 kadın üye ile çalışıyoruz. Ürettiğimiz doğal kumaşlara her dönem ayrı bir tema veriyoruz. İlk temamız da endemik bitkilerdi. Trabzon'a ait olan endemik bitkiler üzerine yapmış olduğumuz araştırmalarda kumaşlar üzerine işlemek için yaklaşık 8 ay Ar-Ge çalışması yaptık' dedi. </p><p>'ÜRÜN TASARIMLARI YAPILIRKEN ATMA TÜRKÜLER SÖYLENİYOR'</p><p>Kumaş, takı ve kıyafetlere işlenen endemik bitkilere atma türküler de yazıldığını anlatan Kibar, 'Uluslararası Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınmış olan mavi yıldız çiçeğini bir kıyafet üzerinde tasarladık. Yayla göçlerini temsil eden Vargit çiçeğini de kıyafette broşlarda ve takılarda işliyoruz. Amacımız aslında endemik bitkilerle Trabzon'un gençlerine unutulmaya yüz tutmuş sanatları farklı modellerle modernize ederek algılarını geliştirmeyi sağlamak. Endemik bitkiler çalışmasında; var git çiçeği, mavi yıldız çiçeğinin yanında kirpikli zambak, manişak çiçeği ve zifin çiçeğini çalışıyoruz. Endemik bitkilerimizi kumaş ve takılar üzerine ekleyerek yeni nesillerle buluşturuyoruz. Ürün tasarımları yapılırken atma türküler de söylenmeye başlıyor. İnsanlar burada üretirken, bir taraftan da sosyo-psikolojik anlamda kendini rahatlatıyor' diye konuştu.</p><p>'KİRPİKLİ ZAMBAĞIN SADECE DOĞU KARADENİZ'DE YETİŞTİĞİNİ KEŞFETTİK'</p><p>Kazaziye ustası Havva Memiş, bölgeye özgü endemik bitkileri kazaziye sanatı ile birleştirdiklerini söyleyerek, 'Kazaziye sanatında 'aşk düğümü' modülünü farklı tekniklerle işliyorum ve yeni modeller üretiyorum. 17 yıldır bu mesleği yapıyorum. Yaparken de zevk aldığım bir meslek. Burada onu devam ettirmek çok güzel. Psikolojik anlamda da iyi hissediyorum. Kirpikli zambak, çocukluğumda yayla karanfili diye topladığım bir bitkiydi. Endemik bitkileri çalışırken aklıma geldi ve araştırdık. Kirpikli zambağın sadece Doğu Karadeniz'de yetiştiğini keşfettik. Modellerimizde kirpikli zambağı ve diğer bitkileri çalışarak kolye, broş ve iğne oyası şeklinde yapılmış şekillere de işleyerek kazaziye ile birleştirdik' dedi.</p><p>'ENDEMİK BİTKİLERE GÖRE ATMA TÜRKÜ YAZIYORUM'</p><p>17 yıllık kazaziye ustası Emine Adanur da bitkilerin özelliklerine göre atma türküler yazdığını belirterek, 'Trabzon'un tarihi, kültürel yapısı ve endemik bitkilerinden esinlenerek takılar yapıyoruz. Çalışma esnasında işlediğim endemik bitkilerin özelliklerine göre atma türküler yazarak ve söyleyerek zenginleştirmeye çalıştım. Arkadaşlarım da çok beğendi. Bu işi yaparken çok mutlu oluyorum. Ürünlerimizin hepsi markamız 'Turab-ı Zen' adı altında patentli ürünlerdir' diye konuştu. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/02/agency/dha/endemik-bitkiler-taki-ve-kumasa-duygular-maniye-dokuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="93319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevval Sam, Trabzon hasırını işleyen kadınlara eşlik etti]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/sevval-sam-trabzon-hasirini-isleyen-kadinlara-eslik-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/sevval-sam-trabzon-hasirini-isleyen-kadinlara-eslik-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR-Efnan DEMİREREN/TRABZON, (DHA)- TRABZON'da binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip olan, düğünlerin vazgeçilmez takılarından Trabzon hasırı, özel bir altın firmasının etkinliğinde tanıtıldı. Sanatçı Şevval Sam'ın da katıldığı tanıtımda kadınlar, el emeği ürünü hasırların işlenme aşamalarını anlattı. Sam, ürünü işleyen kadınlara eşlik etti.</p><p>Kentte özel bir altın firması tarafından gerçekleştirilen organizasyonda, Trabzon hasırının işlenme sürecindeki el emeği, uygulamalı olarak gösterildi. Etkinlikte bir araya gelen kadınlar, ince altın tellerini ilmek ilmek örerek hasıra dönüştürme aşamalarını anlattı. Programın konuğu olan sanatçı Şevval Sam da tezgah başına geçip kadınlara eşlik etti. Geleneksel takıların kendisinde ayrı yeri olduğunu ifade eden Sam, 'Geleneksel olana hep ilgi duydum. Bu anlamda Türkiye'nin çok zengin, hatta daha keşfedilmemiş onlarca dünya çapında olabilecek ve kültür mirası haline gelebilecek özelliği olduğunu düşünüyorum. Kadınlarımızın emeği çok büyük, onlar gizli kahramanlar. 1-2 tane yapmaya çalıştım. O kadar zor ki ve bu harika kadınlar, bunu çok kolayca yapıyorlar. Gerçek anlamda bir göz nuru ve sabır. Sevmeden yapılabilecek bir şey değil. Aynı zamanda yetenek istiyor. Eskiden beri Trabzon hasırını takmayı çok severim. Burada nasıl yapıldığına da şahit olma fırsatı buldum. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Hem estetik hem emek hem de kültürel tarafı çok ilgimi çekiyor. Trabzon hasırı denildiğinde, gelmek, yakından şahit olmak istedim. Altında inanılmaz bir emek var. Tarih ve hikaye var. Hepsi tek tek işleniyor. Her bir ilmeğinde başka bir duygu var. Dünyada da bilinsin istiyorum. Bence Trabzon hasırı, Trabzon'dan başka hiçbir yerde olmayan özel bir zanaat. Bunun Somut Olmayan Dünya Kültür Mirası Listesi'ne UNESCO tarafından dahil edilmesini de çok arzu ediyorum' diye konuştu.</p><p>'TÜRKİYE'NİN TEK ORİJİNAL TAKISI'</p><p>Firma sahibi tasarımcı Fatih Yılmaz da 'Şevval Hanım'ı hayranlıkla dinliyor ve izliyoruz. Karadeniz müziğinin kadın sesi olarak tanıyoruz. Yıllar önce internette dolaşırken Şevval Hanım'ın bileğinde gümüş hasır görmüştüm. O günden beri Şevval Hanım'ı davet etmek istiyordum ancak nasip oldu. Trabzon hasırının onda özel bir yeri var. Trabzon hasırının tarihine ilmek attı ve izini bıraktı. Bu çok kıymetli. Trabzon hasırı, mücevher sektörünün ağır ağabeyidir. Trabzon hasırının öyle bir yeri vardır. Düğünlerde aranan ve vazgeçilmez bir takıdır. Eskiden Trabzon'da hasır çift alınırdı. Sağ ve sol kol için. Bu güzel bir gelenekti. Üretimi tekniği tamamen bize has olan tek mücevherdir. Türkiye'nin tek orijinal takısıdır. El emeği de çoktur. Çevreye dost bir üretim şekli vardır' dedi.</p><p>'HASIR ÖRMEKTEN KEYİF ALIYORUM'</p><p>Etkinliğe katılanlardan Zeynep Bayır da 'Annem bana hasır örmeyi öğretti. Hasırın kenarlarını örebiliyorum. Öğrenirken biraz zorlandım ama yapabiliyorum. Seviyorum ve yaparken keyif alıyorum. Annemle birlikte yapıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>Sunay Bayır da hasır örerek rahatladığını ifade ederek, 'Küçükken kendi kendime hasır örmeyi öğrendim. İlgi duydum ve meslek haline getirdim. Kızım da merak duydu ve benden öğrendi. Biz kendi kazancımızı sağlıyoruz. Ayaklarımız yere sağlam basıyor. Kimseye muhtaç olmuyoruz. El işi yapıp rahatlıyoruz. Trabzon hasırını örebilmek çok gurur verici' dedi. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/sevval-sam-trabzon-hasirini-isleyen-kadinlara-eslik-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/02/agency/dha/sevval-sam-trabzon-hasirini-isleyen-kadinlara-eslik-etti.jpg" type="image/jpeg" length="57831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türk kadınını 4 kitapta anlattı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/osmanlidan-cumhuriyete-turk-kadinini-4-kitapta-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/osmanlidan-cumhuriyete-turk-kadinini-4-kitapta-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR-Efnan DEMİREREN/TRABZON, (DHA)- TRABZON Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ebru Demircioğlu (42), yıllardır sürdürdüğü kadın tarihi çalışmalarıyla Osmanlı Dönemi'nden Cumhuriyet'e uzanan süreçte Türk kadınının toplumsal, kültürel ve siyasi hayatta gün yüzüne nadir çıkan rolünü kaleme aldığı 4 kitapla ortaya koydu. Demircioğlu, 'Türk kadını, bal yapan kelebektir. Her zaman varlığını ortaya koymuştur. Gelin hep birlikte bunları öğrenelim. Geleceği hep birlikte sahip çıkalım. Türk kadını eşsizdir, dünya da tektir' dedi. </p><p>Kentte yaşayan evli ve 2 çocuk annesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Demircioğlu, yaklaşık 15 yıldır sürdürdüğü akademik çalışmalarıyla Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte Türk kadınının tarihsel rolünü gün yüzüne çıkardı. Doktora tezinde; tarih ders kitaplarını toplumsal cinsiyet perspektifiyle inceleyen Demircioğlu, bu kaynaklarda kadınların çoğunlukla geri planda bırakıldığını fark edince, Türk kadınlarının tarihteki görünmeyen mücadelesini ve başarılarını araştırmaya yöneldi. Bu doğrultuda kaleme aldığı 4 eserinde, kadınların yalnızca isim olarak anılmadığını; cemiyetler kuran, mitingler düzenleyen, basın yoluyla toplumu dönüştürmeye çalışan aktif bireyler olduğunu ortaya koydu. Demircioğlu, çalışmalarında akademik tezler, makaleler, arşiv belgeleri, gazete ve dergilerden de yararlandı.</p><p>'TÜRK KADINININ BAŞARISININ PEŞİNE DÜŞTÜM'</p><p>Prof. Dr. Ebru Demircioğlu, doktora tezinin akademik hayatının değişiminin başlangıcı olduğunu ifade ederek, 'Doktora çalışma konum; Tarih Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet Analiziydi. Bunların üzerine yoğunlaşınca kadınların çok da yer almadığını gördüm. Oysaki biliyordum ki tarihte kadınlar var, özellikle Türk kadınlarının başarıları var. Bunların peşine düştüm ve çıkış noktamdan itibaren eserlerimde hangi konularda neler yazacağımı planladım ve o yolda ilerledim. İlk kitabımı, 2018 yılında 7-8 senelik bir çalışmanın ardından 'Bal Yapan Kelebekler' ismiyle çıkardım. İlklerde öncü kadınları anlattım. Geçmişten günümüze kadar; kadınların ilkleri nelerde, hangi alanlarda başardıklarını ortaya koymaya çalıştım. Osmanlı'da kadının gücünü anlatan 'Osmanlı Kadın Cemiyetleri' kitabımı da 2022 yılında çıkardım. Tarih ders kitaplarına baktığımız zaman kadın cemiyetleri çok görmüyoruz. İsimlerle geçiştiriliyor ama 100'ü aşkın kadın cemiyetinin olduğunu ve nasıl kurulduklarını herkesin öğrenmesini istedim. Türk kadınları cemiyet kurarken bile çok başarılılar' diye konuştu.</p><p>'OSMANLI KADINININ SESİ GÜRDÜR'</p><p>Tarihte Türk kadınlarının çok sayıda başarıya imza attığını vurgulayan Demircioğlu, '3'üncü kitabım da Osmanlı'da Milli Mücadele döneminde mitingler olduğu zaman kadınların yönettikleri ve bizzat katıldıkları mitinglerle ilgili. 'Kurtuluşa Giden Yolda Türk Kadını: Milli Mücadele Kadın Mitingleri' ismiyle çıkardım. Halide Edip gibi dönemin okumuş, kültürlü, aydın insanlarının halkı nasıl yönlendirdiği, milli mücadele ruhunu, yukarıda düşman uçakları gezerken nasıl perçinlediğini görmeleri açısından çok önemsediğim bir eser. 4'üncü kitabım da 'Osmanlı Kadınının Sesi', Osmanlı basınında kadın. Tanzimat'tan, 2'nci Meşrutiyete kadar olan süreçte 20 gazete ve kadın dergisi görüyoruz. Osmanlı'da aslında kadının sesini ne kadar gür olduğu ve 100 sene öncesinden kadınları değiştirmeye, bilgilendirmeye, dönüştürmeye nasıl çalıştıklarını görüyoruz' dedi. </p><p>'GENİŞ KAPSAMLI YAPILAN İLK ESERLER'</p><p>Demircioğlu, eserlerinin Türkiye'de kadın tarihi alanında en kapsamlı derleme çalışmalarının arasında yer aldığını ifade ederek, 'Yaklaşık 15 senedir kadın tarihi çalışıyorum. Çalıştıkça daha çok yazmak istiyorum. İçimde kabaran bir duygu var. 15 yılın üzerine, 15 yıl daha koyabilirsem ne mutlu bana. Kaynaklarım; doktora tez çalışmaları, yüksek lisans tez çalışmaları, akademik makaleler, bildiriler, yayınlar ve ulaşabildiğim her türlü konuyla ilgili gazete, dergilerdir. Bulabildiklerimle sınırlı, hepsi bir derleme çalışmasıdır. Geniş kapsamlı olarak yapılmış ilk eserler diyebilirim. Türkiye'de bu alanda yapılan çalışmalar hep sınırlı tutulmuş. Ya isimlerle geçiştirilmiş ya da çok kısa bilgiler verilmiş. Belirli bir dönemi kapsayan konular çalışılmış. Ancak benim yazdığım eserlerde en geniş kapsamlı, bulunabilecek bütün bilgileri içeren başat bir eser olduklarını düşünüyorum' diye konuştu. </p><p>'YAZARKEN GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIĞIM YERLER OLDU'</p><p>Çalışmalarında yaygın olarak bilinen bazı yanlış bilgileri düzenlediğini söyleyen Demircioğlu, 'Fatma Aliye Hanım'ın ilk kadın roman yazarı o olduğu söylenir. Yapılan doktora tez çalışmasıyla birlikte Züleyha Zafer Hanım'ın ilk kadın roman yazarımız olduğu ispat edilmiştir. Bilinen bir diğer yanlışta Safiye Hanım'ın ilk Türk kadın doktoru olduğudur ama Osmanlı'da ilk kadın doktor dediğimiz zaman Serope Kavalcıyan olduğunu, bir Ermeni vatandaşımızın olduğunu görmekteyiz. Kadının ikinci bir planda yer almadığını, muhteşem bir geçmişten geldiğini görüp gurur duymamız lazım. Ben yazarken çok duygulandığım, gözyaşlarımı tutamadığım yerler oldu. Bizler de birbirimizi bilinçlendirmeliyiz. 100 yıl önce tıpkı onların küçücük bir grup olarak Türk toplumunu ayakta tutmaya çalıştıkları gibi. Türk kadını, bal yapan kelebektir. Her zaman varlığını ortaya koymuştur. Gelin hep birlikte bunları öğrenelim. Geleceği hep birlikte sahip çıkalım. Türk kadını eşsizdir, dünya da tektir' dedi. </p><p>'TÜRK KADINININ ASALETİNİ HERKESE ANLATACAĞIZ'</p><p>Türk kadının üretken mirasını anlatmayı sürdüreceğine dikkat çeken Demircioğlu, 'Böyle bir serüvenin içerisinde olmak bana büyük bir gurur veriyor. Kendi adıma Halide Edip gibi olmak lazım diye düşünüyorum. O dönemde bu kadınlar çok ciddi işler başarmışlar. Ülkelerini, toprak dediğimiz parçayı vatana çevirdiler. Cephede koştururken; çocuk yaptılar, aş yaptılar, cephane ürettiler. Bir taraftan da bilimi ürettiler, kadınları eğittiler, dershaneler kurdular. Orada yetim kalan çocuklara yurt açtılar. Bunlar herkes tarafından bilinmeli. Türk kadınları, Türk kızları, Türk milleti bunları öğrenmeli ki; Türk kadının geçmişte ne kadar başarılı ne kadar asil olduğunu bilmeli. Osmanlı'da kadın yoktu değil, Osmanlı'da kadın bir mücevherdi sadece parlatılmayı bekliyordu. Bu eserlere birlikte de o görevi biz üstlendik. Herkese Türk kadının asaletini, ne kadar başarılı olduğunu anlatacağız ve öğreteceğiz' diye konuştu. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/osmanlidan-cumhuriyete-turk-kadinini-4-kitapta-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/01/agency/dha/osmanlidan-cumhuriyete-turk-kadinini-4-kitapta-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="66946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya'da kubbe pencere sökümü ve çelik kiriş montajı başladı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/ayasofyada-kubbe-pencere-sokumu-ve-celik-kiris-montaji-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/ayasofyada-kubbe-pencere-sokumu-ve-celik-kiris-montaji-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)-UNESCO Dünya Kültür Mirası statüsüne sahip Ayasofya-i Kebir Camisi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon kapsamında kubbe pencere sökümü ve çelik kiriş montajı başladı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Ayasofya-i Kebir Camisi'nde yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında, Koruma Bölge Kurulu kararlarıyla onaylanan projeler doğrultusunda geçici çelik çatı imalatları sürüyor. Yapım süreci devam eden iç mekan çelik platformu ile kubbe üzerindeki geçici çelik üst örtü, kubbe pencerelerinden geçecek çelik kirişler vasıtasıyla birbirine bağlanacak. Bu bağlantı için Koruma Bölge Kurulu kararı ile kubbelerde bulunan ve özgün olmadığı tespit edilen mermer pencerelerin itinalı söküm işlemlerine başlandı.</p><p>SİSTEMLİ ŞEKİLDE İSTİFLENİYOR</p><p>Sökümü yapılan pencereler, koruma disiplini çerçevesinde numaralandırılarak sistemli bir şekilde istifleniyor. Eş zamanlı olarak çelik kirişlerin ve baza elemanlarının montaj faaliyetleri de titizlikle sürdürülüyor. Uygulamalarda öncelik, özgün yüzeylerde koruma hassasiyeti gösterilerek çalışmaların tamamlanmasına veriliyor. Kirişler için açılan pencere boşlukları, dış etkenlere karşı uygun koruma kapatma yöntemleri ile muhafaza altına alınıyor. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/ayasofyada-kubbe-pencere-sokumu-ve-celik-kiris-montaji-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/01/agency/dha/ayasofyada-kubbe-pencere-sokumu-ve-celik-kiris-montaji-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="73656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TV+, sade, zengin bir ekran deneyimi sunmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/tv-sade-zengin-bir-ekran-deneyimi-sunmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/tv-sade-zengin-bir-ekran-deneyimi-sunmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- TV+'ın, yayıncılık anlayışını yeniden tanımlayan yaklaşımı ve yeni dönem stratejisi, gerçekleştirilen basın toplantısında paylaşıldı. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç'un katılımıyla düzenlenen toplantıda sektörün değişen dinamikleri, izleyici davranışları ve TV+'ın bu dönüşüme verdiği stratejik önem ele alındı. 'TV+ sana yeter' vizyonuyla şekillenen bu yeni model; abone yorgunluğu iç görüsünden hareketle izleyicinin zamanını, ilgi alanlarını ve bütçesini gözeten sade, zengin bir ekran deneyimi sunmayı amaçlıyor.</p><p>TV+, yayıncılık anlayışını yeniden tanımlayan yaklaşımını ve yeni dönem stratejisini, gerçekleştirdiği basın toplantısında paylaştı. Ödüllü filmlerden en seçkin dizilere, 150'yi aşkın canlı TV kanalı ve stratejik iş birlikleriyle toplamda 22 bin saatlik içerik kütüphanesi sunan TV+, kullanıcılarına '1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre, 1 fatura' ile çok sayıda ulusal ve uluslararası platformun içeriklerine erişim imkanı verdiğini duyurdu.</p><p>KOÇ: TEKNOLOJİ GELİŞTİKÇE, DENEYİMİ SADELEŞTİRİYORUZ</p><p>Turkcell olarak yatırımlarını uçtan uca teknoloji sağlama vizyonuyla yaptıklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, TV+ için belirledikleri vizyona dair şu ifadelerde bulundu:</p><p>'Yaptığımız yatırımların anlamı, kullanıcı deneyimine ve sürdürülebilir gelire dönüştüğünde ortaya çıkıyor. TV+'ın bugünkü konumu da tam olarak bu yaklaşımın bir sonucu. Yerli ve global içerikleri, canlı yayınları ve spor karşılaşmalarını tek platformda birleştiren modelimizle yayıncılık sektöründe yeni bir denge kuruyoruz.' </p><p>Teknoloji geliştikçe deneyimin sadeleşmesi gerektiğini belirten Dr. Koç sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Eskiden 10 yılda bir yaşadığımız teknolojik dönüşüm, artık aylar hatta günler içinde gerçekleşiyor. Bu dönüşüm, tüketici beklentilerini ve tercihlerini de etkiliyor. Araştırmalar, çoklu platform aboneliklerinin izleyicide hem psikolojik hem de finansal bir yorgunluğa sebep olduğuna işaret ediyor. TV+ olarak, bu duruma değerli bir çözüm sunuyoruz.' </p><p>'İÇERİĞİ KÜRASYONLA, DENEYİMİ SADELİKLE BÜYÜTÜYORUZ'</p><p> İçeriğin hala önemli olduğunu ancak tek başına yeterli görülmediğini söyleyen TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe ise 'TV+'ın global iş birliklerine de değinerek şu açıklamaları yaptı: 'İzleyici, sadece 'ne izlediğini' değil, 'nasıl izlediğini' de sorguluyor. Aradığı içeriğe zahmetsizce ulaşmak istiyor. Biz TV+'ta IPTV ve OTT'yi aynı dünyada buluştururken, alışkanlıkları yok saymadan yeni izleme davranışlarını doğru okuyan bir kürasyon anlayışı benimsiyoruz, deneyimi sadelikle büyütüyoruz. Çoklu abonelikler, dağınık kütüphaneler ve karmaşık arayüzler, abone yorgunluğuna neden oluyor. TV+ olarak bu durumu ortadan kaldıran bir deneyim tasarladık. Bir başka deyişle; 1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre ve 1 fatura ile çok zengin, çok katmanlı bir deneyim yaşatıyoruz.'</p><p>Yeni model kapsamında yapılan uluslararası iş birliklerine de değinen Gökçe şunları söyledi: </p><p>'Bu bir 'co-petition' modeli. Bunu Türkiye'de sadece biz yapıyoruz. Bu doğrultuda çok güçlü stratejik iş ortaklarımız var. DreamWorks, Paramount, Universal, AMC gibi güçlü yapımların yanı sıra yakın zamanda Apple TV ile 25 filmden oluşan özel bir anlaşma da yaptık. Diğer yandan Alf ve Mavi Ay gibi iki unutulmaz diziyle başlattığımız nostalji kataloğumuzu genişletmeye devam ediyoruz. Tabii ki en güçlü iş birliklerimizden biri de HBO Max ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma. HBO Max kütüphanesindeki tüm içerikler eş zamanlı yayınlanacak şekilde TV+'ta da yer alıyor. Bu bir lisans anlaşmasının ötesinde, güçlü bir teknoloji entegrasyonu. Kullanıcılar HBO Max içeriklerine TV+ içinde doğrudan erişebiliyor. Güçlü içerik ile güçlü altyapıyı aynı deneyim dünyasında buluşturuyoruz.'</p><p>Konuşmaların ardından, TV+'ın HBO Max kataloğunda yer alan, Game of Thrones evreninin uzun zamandır merakla beklenen yeni dizisi A Knight of the Seven Kingdoms'ın ön gösterimi gerçekleştirildi. </p><p>SEYİR DENEYİMİNİ YÜKSELTEN TEKNOLOJİK ÖZELLİKLER </p><p>TV+ yerli ve yabancı dijital platformların içeriklerini, dünyanın en önemli stüdyolarının yapımlarını, tek bir abonelik altında izleyiciyle buluşturuyor. Platform, tüketici beklentilerine uygun olarak sunduğu teknolojik özellikleri ile de ayrışıyor. </p><p>Canlı TV yayınlarının 7 güne kadar geri alınabilme ve yeniden izlenebilme özelliğinin yanı sıra kontrolü izleyiciye bırakan kaydet-izle, indir-izle seçenekleri öne çıkıyor. </p><p>Hem canlı yayın akışında hem de geniş içerik kütüphanesinde izleyiciye bir avantaj sağlayan kişiselleştirilmiş öneri mekanizması, TV+'ın kullanıcı deneyimini yükseltiyor. </p><p>Tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon ekranlarından erişilebilen platformda içerikler 4K yayın kalitesiyle izleniyor. </p><p>Ocak ayında F1, Luther, AddamsFamily, The Girl of the Dragon Tattoo, Fargo, Me Before You filmleri ile The Pitt, İlk ve Son, Devils in Disguise, Escape at Dannemora, Gangs of London, Doctor Foster, The Office dizileri ve çok daha fazlası TV+'ta olacak. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, İstanbul</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/tv-sade-zengin-bir-ekran-deneyimi-sunmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/01/agency/dha/tv-sade-zengin-bir-ekran-deneyimi-sunmayi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="70491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CSO Ada Ankara'dan, yarıyıl tatili programı]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/cso-ada-ankaradan-yariyil-tatili-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/cso-ada-ankaradan-yariyil-tatili-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI Senfoni Orkestrası (CSO) Ada Ankara, eğitim öğretim yılına verilen ara tatilde öğrencileri konserlerden tiyatro oyunlarına, atölyelerden bilim ve illüzyon gösterilerine uzanan etkinlik takvimiyle buluşturacak.</p><p>CSO'dan yapılan açıklamaya göre; CSO Ada Ankara, 17-31 Ocak'ta gerçekleşecek program kapsamında çocuklar için hazırlanan tiyatro oyunları, müzikli gösteriler, ritim atölyeleri, bilim şovları ve interaktif sahne etkinliklerini öğrencilerle buluşturacak. Etkinlikler, farklı yaş gruplarına hitap eden, hem eğlenceli hem de katılımcı deneyimler yaşatacak içerikleriyle ailelere geniş bir seçenek sunacak. CSO Ada Ankara'da yarıyıl tatili boyunca sahnelenecek çocuk oyunları, interaktif sahne gösterileri, ritim ve müzik atölyeleri çocukların sosyal gelişimine katkı sağlamayı, sanatı eğlenceli ve erişilebilir bir deneyim haline getirmeyi amaçlıyor.</p><p>ÇOCUKLARA ÖZEL OYUNLAR</p><p>17 Ocak'ta 'Çizmeli Kedi' çocuk oyunu, 18 Ocak'ta 'Küçük Ejderha Lili' tiyatro oyunu, 19 Ocak'ta 'Peruka Kasabası' çocuk oyunu, 20 Ocak'ta 'Tavşan Bam Aslan Krala Karşı' çocuk oyunu, 21 Ocak'ta 'Peter Pan' çocuk oyunu, 30 Ocak'ta 'Arı Maya' çocuk oyunu, 31 Ocak'ta ise baloncukların renklerle buluşarak sanata dönüştüğü 'Magic Bubbles' gösterisi izleyicilerini bekliyor. </p><p>CSO Ada Ankara, 'Palyaçolar Sirki' ile müzik, dans ve macera dolu bir gösteri sunmaya hazırlanıyor. Sihirbaz, şaşkın ve komik palyaçonun gösterileri devam ederken, sirkin en iyi dansçısı Arya'nın kaybolmasıyla 'Dedektif Bay Bilir' onu bulmak için harekete geçecek. 2 yaş ve üzeri tüm çocuklar 18 Ocak Cumartesi müzikalde sahne sanatları dünyasıyla tanışacak. 'Dore Mimi Ritim Atölyesi' ve 'Rastgele Ritim Etkinliği', 19 Ocak Pazartesi fuayede düzenlenecek. Eğitmen Funda Argun eşliğinde gerçekleştirilecek etkinlikte, ritim oyunları, çift el etkinlikleri ve çeşitli enstrümanlarla yapılan çalışmalarla çocukların beden koordinasyonu ve müzik farkındalığı gelişecek. Eğlenceli ve öğretici çocuk oyunu 'Zıp Zıp Tavşan' ise 24 Ocak Cumartesi saat 16.00'da fuaye sahnesinde izleyiciyle buluşacak. İllüzyon gösterisi, 25 Ocak Pazar günü saat 16.00'da fuaye sahnesinde miniklerle buluşacak.</p><p>ÇOCUK GÖSTERİLERİ</p><p>'Dans Et Bizimle Strauss' adlı çocuklara yönelik müzikli tiyatral anlatım, 25 Ocak Pazar günü saat 13.00'te Bankkart Mavi Salon'da sahnelenecek. Viyanalı besteci Johann Strauss'un müziği, çocuklar için özel olarak kurgulanan eserde Ankara'da izleyiciyle buluşacak. 'Fındıkkıran Sahne Sanatlarında' adlı gösteri ise 30 Ocak Perşembe günü saat 14.00'te Bankkart Mavi Salon'da sahnelenecek. (DHA)</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/cso-ada-ankaradan-yariyil-tatili-programi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/01/agency/dha/cso-ada-ankaradan-yariyil-tatili-programi.jpg" type="image/jpeg" length="97110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşref'ten 2026'ya rüya gibi başlangıç]]></title>
      <link>https://karadenizhaberajansi.com/esreften-2026ya-ruya-gibi-baslangic</link>
      <atom:link rel="self" href="https://karadenizhaberajansi.com/esreften-2026ya-ruya-gibi-baslangic" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- KANAL D'nin fenomen dizisi Eşref Rüya, üç haftalık aranın ardından yeni yıla her anı aksiyon, gerilim ve duygu yüklü bir bölümle merhaba dedi. Dinçer'in Eşref'e kan donduran bir tuzak kurduğu yapımda, Nisan bir anda kendini namlunun ucunda buldu. Nisan'ın hayatla ölüm arasındaki ince çizgide kaldığı final sahnesiyle nefes kesen Eşref Rüya, reyting yarışına ve sanal medyaya zirveden dönüş yaptı.</p><p>'SEN BENİM EVLADIMSIN'</p><p>Çarşamba akşamlarının tartışmasız en çok izlenen dizisi Eşref Rüya'da Hıdır'ın, Kadir'e babası olduğunu açıklaması gecenin kırılma anlarından biri oldu. Eşref'e karşı Kadir'i koruma altına alan Hıdır'ın hamlesinin sonuçları, ilerleyen bölümlere dair merakı artırdı. Dinçer ve Çiğdem'in Eşref'e karşı iş birliği anlaşması yapmasıyla dengeler bir kez daha değişti.</p><p>'SENİ ALIP UZAKLARA GİDECEĞİM'</p><p>Eşref'in, 'Her şeyi bırakacağım. Seni alıp uzaklara gideceğim' çıkışıyla hem Nisan'ı hem ekran karşısındakileri şaşırttığı Eşref Rüya, tüm izleyici kategorilerinde gecenin galibi oldu. Dizi, Tüm Kişiler'de 9,04 izlenme oranı ve 23,22 izlenme payıyla adını reyting listesinin ilk sırasına yazdırdı. AB'de 6,35 izlenme oranı ve 17.51 izlenme payı elde eden Eşref Rüya, 20+ABC1'de ise 8,94 izlenme oranı ve 22,51 izlenme payıyla 2026'yı zirveden selamladı.</p><p>TİMSBİ imzalı Eşref Rüya, yeni bölümleriyle çarşamba akşamları Kanal D'de.</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, İstanbul</category>
      <guid>https://karadenizhaberajansi.com/esreften-2026ya-ruya-gibi-baslangic</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karadenizhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/karadenizhaberajansi-com/uploads/2026/01/agency/dha/esreften-2026ya-ruya-gibi-baslangic.jpg" type="image/jpeg" length="38405"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
